İMAR PLANININDA TAŞINMAZIN REKREASYON ALANI, SOSYAL DONATI ALANI, PARK ALANI, YEŞİL ALAN VS. GÖZÜKMESİNDEN KAYNAKLI MÜLKİYET HAKKINI KISITLANMASI VE KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMAYA DAYALI TAZMİNAT DAVALARI

İMAR PLANININDA TAŞINMAZIN REKREASYON ALANI, SOSYAL DONATI ALANI, PARK ALANI, YEŞİL ALAN VS. GÖZÜKMESİNDEN KAYNAKLI MÜLKİYET HAKKINI KISITLANMASI VE KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMAYA DAYALI TAZMİNAT DAVALARI

Aşağıda paylaşacağımız Yargıtay kararından da görüleceği üzere;

Tapulu yerin salt imar planında park ve yol alanı olarak ayrılması mülkiyet hakkının sona erdiği anlamına gelmeyecektir. Bu nedenle mülkiyet hakkı sona ermediğinden malik için taşınmazın bedelini isteme hakkı doğmayacaktır. Kamulaştırmasız el atma hükümleri ancak idarece mal sahibinin malının elinden alınması durumlarında uygulama alanı bulacaktır.

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU
Esas Numarası: 2007/5-805
Karar Numarası: 2007/826

Yerel mahkeme ile Özel Daire arasındaki uyuşmazlık; kadastral parsel niteliğindeki dava konusu taşınmaza davalı idarece fiilen el atılmamış olması karşısında, salt imar planında park ve yol alanı olarak ayrılmış olması nedeniyle kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının kabul edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

16.5.1956 gün, 1/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere, usulü dairesinde verilmiş bir kamulaştırma kararı olmadan ve bedeli ödenmeden taşınmazına el konulan kimse, ilgili kamu tüzel kişisi aleyhine el atmanın önlenmesi davası açabileceği gibi, değer karşılığının verilmesini de isteyebilir.

Kamulaştırmasız el atma halinde kamu kurumu, Kamulaştırma Kanununa uygun hareket etmeden, ferdin malını elinden almış olması sebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Bu bakımdan dava, mülkiyete tecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararın tazmini davasıdır ( 11.2.1959 gün, E:1958/17, K:1959/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gerekçesinden ).
Uyuşmazlığın sağlıklı bir çözüme kavuşturulabilmesi için bu noktada öncelikle "Kamulaştırmasız el koyma" kavramının açıklanmasında yarar vardır.

Kamulaştırma yetkisine sahip bir idare, Anayasa ve yasalara uygun bir işlem oluşturmaksızın, bir kimsenin taşınmaz malına el koyar ve onun üzerinde bir tesis veya bina yapar yahut o taşınmaz malı bir hizmete tahsis ederek mal sahibinin taşınmazı üzerinde dilediği gibi kullanma hakkına karşı herhangi bir girişimde bulunursa, idare taşınmaz mala kamulaştırmasız el koymuş sayılır ( Ali Arcak, Kamulaştırmasız Elkoyma ve Yeni Hükümler, Ankara, 1987, s:23 ).

DOLAYISIYLA BİR TAŞINMAZA KAMULAŞTIRMASIZ EL ATILDIĞINDAN SÖZ EDİLEBİLMESİ İÇİN, ÖNCELİKLE İDARENİN O TAŞINMAZA EYLEMLİ OLARAK EL KOYUP, MALİKİN KULLANIMINI YASAYA AYKIRI ŞEKİLDE TAMAMEN ORTADAN KALDIRMASI VE BU DURUMUN KALICI OLMASI ŞARTTIR.

EŞ SÖYLEYİŞLE İDARE; EL KOYMA EYLEMİNİ, O TAŞINMAZI SAHİPLENME AMAÇ VE KASTI İLE YAPMIŞ OLMALIDIR. FİİLEN EL KOYMA EYLEMİ BULUNAN DURUMLARDA DAHİ; EL KOYMA AÇIKLANAN NİTELİKTE DEĞİL VE SADECE GEÇİCİ BİR KULLANIM SÖZ KONUSU İSE, KAMULAŞTIRMASIZ EL KOYMA OLGUSU MEVCUT DEĞİLDİR. BUNDAN DOLAYI MALİKİN BİR ZARARI OLUŞSA BİLE, TAŞINMAZ BEDELİNİN İSTENİLMESİNE HUKUKEN OLANAK YOKTUR. BÖYLE BİR DURUM, SADECE VE ANCAK, UĞRANILAN ZARARIN TAZMİNİNİ BAŞKA HUKUKSAL YOL VE KAVRAMLARA DAYALI OLARAK İSTEME OLANAĞI VEREBİLİR.

ÖNEMLE VURGULANMALIDIR Kİ; KAMULAŞTIRMASIZ EL KOYMA HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASI, MAL SAHİBİNİN KULLANIMINA ENGEL OLMA VE TAŞINMAZ MALIN ELİNDEN ALINMASI ANLAMINI TAŞIDIĞINA GÖRE; TAŞINMAZ, MAL SAHİBİNİN ELİNDE BULUNDUĞU VE KULLANMA HAKKINA SAHİP OLDUĞU SÜRECE, MAL SAHİBİ İDAREDEN DEĞER KARŞILIĞININ VERİLMESİNİ İSTEYEMEZ.

“…Kısaca; idare, mal sahibinin tasarrufuna sürekli engel olmadığı ve taşınmaz mala sahiplenme kastıyla fiilen el koymadığı sürece idare aleyhine bu dava açılamaz.

Bu nedenledir ki, ister uygulama görmüş imar parseli, isterse olduğu gibi bırakılan kadastro parseli olsun, idarece fiilen el atılmadan bir taşınmazın imar planında yeşil saha, oyun alanı, park yeri olarak gösterilmesi veya ortasından bir yol geçirilmiş bulunması mal sahibine dava hakkı vermez.”

“…Tapuda halen davacı adına kayıtlı bulunan ve imar planında kısmen park ve kısmen yol alanında gösterilen 167 ada, 1 numaralı parselin bulunduğu alanda, davalı Belediyece ne 2981/3290/3366 sayılı Yasalara göre, ne de 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesine göre bir plan uygulamasının yapılmadığı; taşınmazın davacının elinde bulunduğu ve mevcut haliyle arsa niteliği ile kiraya verme ve başka şekillerde tasarruf edebileceği anlaşıldığından, davacının kullanımının davalı idarece sahiplenme kastıyla ve sürekli şekilde fiilen engellenmediği açıktır.

Esasen, davacıya ait tapulu yerin, salt imar planında park ve yol alanı olarak ayrılmış olması, mülkiyet hakkının sona erdiğinin kabulüne yetmez.

Bu husus, mal sahibine taşınmaz bedelini talep hakkı vermeyeceğinden, direnme kararında sözü edilen hukuki el atmanın varlığından bahisle kamulaştırmasız el koyma hükümlerinin uygulanması olanaklı değildir. Kamulaştırmasız el koyma hükümleri ancak, idarece mal sahibinin malının elinden alınması durumunda uygulanacaktır.

Şu da eklenmelidir ki, kamulaştırmasız el koymanın varlığı için, imar planında yol yeşil alan gibi kamu hizmetine ayrılan imar parseline dahi idarece fiilen el atılması ve mal sahibinin tasarrufunun fiilen engellenmesi koşulu aranmakta olup, taşınmazın salt imar durumu kamulaştırmasız el koyma olgusunun kabulü için yeterli bulunmadığına göre; olduğu gibi bırakılan kadastro parseli niteliğinde olan dava konusu taşınmaz yönünden, böyle bir durumda fiili el koymanın varlığının ve davacının tasarrufunun idarece fiilen engellenip engellenmediğine ilişkin unsurların evleviyetle bulunması gerekli ve zorunludur.”


İsmail Yıldırım Hukuk Bürosu olarak Adalar, Ataşehir, Beykoz, Çekmeköy, Kadıköy, Kartal, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sultanbeyli, Şile, Tuzla, Ümraniye, Üsküdar, Arnavutköy, Avcılar, Bağcılar, Bahçelievler, Bakırköy, Başakşehir, Bayrampaşa, Beşiktaş, Beylikdüzü, Beyoğlu, Büyükçekmece, Çatalca, Esenler, Esenyurt, Eyüp, Fatih, Gaziosmanpaşa, Güngören, Kâğıthane, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri, Sultangazi, Şişli, Zeytinburnu bölgeleri ile Bursa ve Kocaeli şehirlerindeki ayrıca Darıca ile Gebze bölgesindeki müvekkillerimize hizmet vermekteyiz. Daha detaylı bilgi edinmek için Avukat İsmail Yıldırım Hukuk Bürosu iletişim bölümünden iletişime geçebilirsiniz.

Etiketler: ,