İMAR PLANININDA TAŞINMAZIN REKREASYON ALANI, SOSYAL DONATI ALANI, PARK ALANI, YEŞİL ALAN VS. GÖZÜKMESİNDEN KAYNAKLI MÜLKİYET HAKKINI KISITLANMASI VE KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMAYA DAYALI TAZMİNAT DAVALARI

İMAR PLANININDA TAŞINMAZIN REKREASYON ALANI, SOSYAL DONATI ALANI, PARK ALANI, YEŞİL ALAN VS. GÖZÜKMESİNDEN KAYNAKLI MÜLKİYET HAKKINI KISITLANMASI VE KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMAYA DAYALI TAZMİNAT DAVALARI

Anayasa’nın 46. Maddesi kamu yararının gerektirdiği hallerde özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların kamulaştırılmasında gerekli esas ve usulleri düzenlenmiştir. Buna göre kamulaştırma karşılığındaki bedelin nakden ve peşin olarak ödenmesi gerekir. Ancak uygulamada, belirlenen bu usullere uyulmadan ve kamulaştırma bedeli ödenmeden özel mülkiyet hakkına müdahalede bulunulduğu durumlar sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Bu mülkiyet hakkına aykırı müdahalelere “kamulaştırmasız el atma” adı verilmektedir. Bu müdahale fiili el atma şekilde veya yapılan imar planlarının fiili olarak hayata geçirilmemesi şeklinde hukuki el atma  olabilmektedir.

Fiili el atma idarelerin kamulaştırma işlemi yapmaksızın veya kamulaştırma işlemlerini tamamlamaksızın özel mülkiyete tabi bir taşınmaza fiilen el atması, kamulaştırılmış gibi hareket etmesi demektir. Ancak kamulaştırmasız el atmadan bahsedebilmek için fiili el atma şart değildir. Bu müdahale fiili olarak el atmadan, hukuken taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkına müdahale şeklinde olabilir. Belediye tarafından ortaya konulan imar planlarının fiili olarak hayata geçirilmemesi, uygulanmaması sonucunda özel mülkiyete tabi taşınmazlarda imar planı dolayısıyla malik, mülkiyet hakkından doğan hak ve yetkilerini dilediği gibi kullanamayacaktır.  İmar planlarında park alanı, sosyal donatı alanı, yeşil alan şeklinde gözüken alanlarda bu planların fiilen uygulanmaması sıklıkla karşılaşılan ve taşınmaz maliklerinin mülkiyet hakkını kısıtlayan durumlardır.

Maliki olduğu taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın el atılan malik, el konulan yerin bedelinin verilmesini talep edebilmekte olup hukuki el atmaya ilişkin davalar idare mahkemelerinde, fiili el atmaya ilişkin davalar ise Asliye Hukuk Mahkemeleri’nde görülmektedir.

İsmail Yıldırım Hukuk Bürosu olarak Adalar, Ataşehir, Beykoz, Çekmeköy, Kadıköy, Kartal, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sultanbeyli, Şile, Tuzla, Ümraniye, Üsküdar, Arnavutköy, Avcılar, Bağcılar, Bahçelievler, Bakırköy, Başakşehir, Bayrampaşa, Beşiktaş, Beylikdüzü, Beyoğlu, Büyükçekmece, Çatalca, Esenler, Esenyurt, Eyüp, Fatih, Gaziosmanpaşa, Güngören, Kâğıthane, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri, Sultangazi, Şişli, Zeytinburnu bölgeleri ile Bursa ve Kocaeli şehirlerindeki ayrıca Darıca ile Gebze bölgesindeki müvekkillerimize hizmet vermekteyiz. Daha detaylı bilgi edinmek için Avukat İsmail Yıldırım Hukuk Bürosu iletişim bölümünden iletişime geçebilirsiniz.

 

EMSAL KARARLAR

 

“...Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; davacılar vekilince söz konusu taşınmaza yol, rekreasyon alanı, otopark, kanal, park ve arıtma tesisleri yapılmak suretiyle el atmanın devam ettiğinin beyan edildiği; fiili el atma devam ettiği sürece kesin hükümden bahsedilemeyeceği; bu durumda mahkemece, gerekli bilgi ve belgeler toplandıktan sonra, mahallinde keşif yapılarak taşınmaza fiili el atma olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak; fiili el atma olgusunun tespiti halinde işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. (5. Hukuk Dairesi, 2017/818E., 2018/24856K.)

“…Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 gün ve 1/6 sayılı kararı ile HGK.nun 15.12.2010 gün ve 2010/5-662/651 sayılı kararı da gözetildiğinde, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı İdarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle İdarenin eyleminin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bir niteliğe sahip olduğu bu şekilde kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, İdarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği açıktır. Bu itibarla taşınmaza davalı idarece fiilen el atılmadığı kabul edilse dahi makul süre içinde imar planına uygun herhangi bir işlem tesis edilmediğinden kamulaştırmasız el atma olgusu gerçekleşmiş olup...” (5. Hukuk Dairesi, 2019/8237 E., 2019/19615 K. )

 

 

“…Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; dava konusu taşınmaz imar planında, kısmen park (yerleşime uygun olmayan alan )kısmen rekreasyon alanı, kısmen mezarlık alanı olup, bir kısmına fiilen duvar ve yol yapılmak sureti ile ... Büyükşehir Belediye Başkanlığınca fiilen el atıldığı anlaşılmıştır. 16.05.1956 gün 1-6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca taşınmazına kamulaştırmasız el atılan kişi, kamu tüzel kişiliğine karşı müdahalenin men’i davası açabileceği gibi fiili duruma razı olarak kamu tüzel kişiliğine karşı mülkiyet hakkının devrine karşılık taşınmaz bedelinin tahsili istemli dava açabilir ve bu davalara da adli yargıda bakılır. Bu durumda imar planında, kısmen park (yerleşime uygun olmayan alan) kısmen rekreasyon alanı, kısmen mezarlık alanı olan taşınmaza, fiili el atmaya başlanıldığı hususu gözetilerek, proje bütünlüğü gereği taşınmazın tamamının bedeline hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yalnızca fiilen el atılan kısmın bedeline hükmedilmesi ile yetinilmesi doğru görülmemiştir. (5.Hukuk Dairesi, 2016/10310 E. , 2017/25170 K.

 

 

 

Etiketler: ,