YOKSULLUK NAFAKASI

YOKSULLUK NAFAKASI

YOKSULLUK NAFAKASI

 

 

            Aile hukukunun konularından olan boşanma davası içerisinde birçok dalı bulundurmaktadır. Bunlar tedbir nafakası, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası gibi nafaka türleri de olabilmektedir. Bu yazımıda yoksulluk nafakası açıklanacak olup ilgili Yargıtay Kararları da aşağıda eklenmiştir.

           

            İlk olarak bilinmesi gereken konu yoksulluk nafakası sadece kadınların isteyebileceği bir hukuki durum olmayıp aynı zamanda erkeklerinde isteyebileceği bir nafaka türüdür. Kadın-Erkek eşitliğinin uygulandığı hukuk sistemimizde her iki eşte yoksulluk nafakası talep edebilmektedir.

 

            Yoksulluk nafakasının şartlarına bakıldığında ise kusur önemlidir. Kusuruz olmak aranmasa bile yoksulluk nafakası isteyen kişinin diğer eşe oranla daha ağır kusurlu olmaması gerekir. İki eşte kusursuz ise daha ağır kusurlu olmadığı için yine yoksulluk nafakası istenebilmektedir.

           

            Diğer bir şart ise yoksulluk nafakası boşanma ile eşin yoksulluğa düşecek olmasıdır. Bu şartın sağlanması zaruridir. Yoksulluğa düşmeyecek kadar nafaka verilmesi bu durumda zaruri bir durum olmaktadır.

 

            Yoksulluk nafakasının verilmesinin bir diğer şartı ise taleple bağlılıktır. Hakim re’sen dikkate alarak karar verememektedir.

           

            Yoksulluk nafakası için ayrı bir dava açılarak istenebilmesi de kabul edilmiştir.

 

            Yoksulluk nafakası süresiz olarak verilmektedir. Fakat aşağıda kanun maddesinde açıklandığı üzere kesilebilir:

Ancak, nafaka alacaklısının evlenmesi, taraflardan birinin ölümü durumunda kendiliğinden; yoksulluğun ortadan kalkması, nafaka alacaklısının evlenme olmadan fiilen evliymiş gibi başka birisi ile birlikte yaşama ve haysiyetsiz hayat sürme durumunda mahkeme kararı ile kaldırılabilir.

 

Yoksulluk nafakasında zamanaşımı süresi ise 10 yıldır.

           

            İlgili mevzuat hükmü de aşağıda Türk Medeni Kanunu’nun ilgili maddesinde verilmiştir:

 

Madde 175- Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.

Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.

 

YARGITAY KARARI

 

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin konuyla alakalı emsal kararları aşağıda bulunmaktadır:

 

2. Hukuk Dairesi 2014/2235 E. , 2014/10433 K.


MAHKEMESİ :Şavşat Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :11.06.2013
NUMARASI :Esas no:2012/56 Karar no:2013/474

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan mali bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektiği ölçüde, eşlerden birinin istemi üzerine hakim, belirleyeceği mal varlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak onun rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir (TMK md. 199). Davacı, 03.05.2012 tarihli dava dilekçesinde tasarrufun sınırlandırılması istenen malvarlığını belirtilmediği gibi mahkemece de bu konuda davacıdan bir açıklama istenmemiştir. Hangi malvarlıklarına ilişkin olduğu somut olarak gösterilmeksizin genel ve soyut nitelikte tasarruf yetkisi kısıtlamasına gidilemez. O halde, mahkemece davacıya tasarruf yetkisinin sınırlandırılması istenen malvarlığı değerlerinin açıklattırılması ve bu açıklama üzerine bir karar verilmesi gerekirken, herhangi bir belirleme yapılmaksızın yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi yanlış olmuştur.
2-Yoksulluk nafakasına, şartlarının gerçekleşme halinde boşanma kararı ile hükmedilebilir. Taraflar arasında bir boşanma davası bulunmadığı gibi, davacı kadının nafaka talebi Türk Medeni Kanununun 197. maddesinde belirtilen tedbir nafakası istemi niteliğindedir. Mahkemece, davacı (kadın) lehine tedbir nafakası takdiri ile yetinilmesi gerekirken, karar kesinleştikten sonra bu nafakanın yoksulluk nafakası olarak devamına karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 06.05.2014 (Salı)

 

2. Hukuk Dairesi 2014/24684 E. , 2015/10107 K.


MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma ve Ziynet Eşyası Alacağı

Taraflar arasındaki "boşanma" davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (Alpaslan) tarafından, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ve ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek karşılıklı açılan boşanma davalarının kabulüne karar verilmiş ise de; toplanan delillerden davacı-davalının, eşini istemediğini söylediği, müşterek evin seçilmesi ve eşyaların alınması konusunda eşine baskıcı davrandığı; davalı-davacının ise sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlarda bulunduğu, eşini istemediğini söylediği ve eşine hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı kadın ağır kusurludur. Hal böyle iken tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak ağır kusurlu davalı-davacı kadın lehine koşulları (TMK.m.175) oluşmadığı halde, yoksulluk nafakası takdiri doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere ikinci bentteki bozma sebebinde oyçokluğuyla, diğer yönlerden oybirliğiyle karar verildi. 13.05.2015 (Çrş.)


KARŞI OY YAZISI

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.

 

 

HİZMETLERİMİZ VE İLETİŞİM

 

İsmail Yıldırım Hukuk Bürosu olarak Adalar, Ataşehir, Beykoz, Çekmeköy, Kadıköy, Kartal, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sultanbeyli, Şile, Tuzla, Ümraniye, Üsküdar, Arnavutköy, Avcılar, Bağcılar, Bahçelievler, Bakırköy, Başakşehir, Bayrampaşa, Beşiktaş, Beylikdüzü, Beyoğlu, Büyükçekmece, Çatalca, Esenler, Esenyurt, Eyüp, Fatih, Gaziosmanpaşa, Güngören, Kâğıthane, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri, Sultangazi, Şişli, Zeytinburnu bölgeleri ile Bursa ve Kocaeli şehirlerindeki ayrıca Darıca ile Gebze bölgesindeki müvekkillerimize hizmet vermekteyiz. Daha detaylı bilgi edinmek için Avukat İsmail Yıldırım Hukuk Bürosu iletişim bölümünden iletişime geçebilirsiniz.

Bu sitede yer alan tüm makaleler ve içerikler Avukat İsmail Yıldırım’a ait olup, izinsiz şekilde kopyalanması, çoğaltılması ve dağıtılması halinde yasal yollara başvurulacaktır.