TAKSİRLE YARALAMA

TAKSİRLE YARALAMA

TAKSİRLE YARALAMA

Taksirle yaralama Türk Ceza Kanunu’nun 89. Maddesinde düzenlenmiştir.

Maddeyi açıklamadan önce taksir kavramına bakmak gerekmektedir. Taksir kavramı Türk Ceza Kanunu’nunda:

Madde 22- (1) Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği hallerde cezalandırılır.

(2) Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir.

(3) Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır; bu halde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.

(4) Taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek olan ceza failin kusuruna göre belirlenir.

(5) Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur. Her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir.

(6) Taksirli hareket sonucu neden olunan netice, münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından, artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmez; bilinçli taksir halinde verilecek ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir.

Şeklinde açıklanmıştır. İlk fıkradan da anlaşılacağı gibi kişi taksirle suç işleyebilmesi için o suçun taksirle suç olarak düzenlenmesi gerekir. Şayet suç taksirli halde düzenlenmediyse kişi ceza almamaktadır. Taksirin tanımı ise ikinci fıkrada düzenlenmiştir. Buna göre dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket sonucunda ortaya çıkan suçlara denilmektedir. Üçüncü fıkra da ise taksirli davranış iki şekilde ortaya çıkabilir. Bunlar bilinçli taksir ve bilinçsiz taksirdir. Bilinçli taksirde kişi ortaya çıkacak neticeyi istememesine rağmen fakat öngörerek fiili uygulamaya devam etmesi sonucunda ortaya çıkan suçtur. Bilinçsiz taksirde ise kişi öngörememektedir. Dördüncü fıkrada ise taksirli suçun cezai müeyyidesi konusundadır.

Taksirle yaralama olan 89. maddeye göre:

Madde 89- (1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

(2) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;

a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,

b) Vücudunda kemik kırılmasına,

c) Konuşmasında sürekli zorluğa,

d) Yüzünde sabit ize,

e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,

f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına, Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır.

(3) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;

a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,

b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,

c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,

d) Yüzünün sürekli değişikliğine,

e) Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine, Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.

(4) Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması halinde, altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(5) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/5 md.) Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.

Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz.

               Şeklinde düzenlenmiştir. Burada ilk fıkra taksirle yaralamanın basit halini ikinci ve üçüncü fıkralar ise nitelikli halini düzenlemiştir. Beşinci fıkra ise müvekkillerimiz açısından önem arz etmektedir. Taksirli suçların soruşturulması ve kovuşturulması ancak şikayet olmasına bağlıdır. Fakat bu durum bilinçli taksir durumunda aranmamaktadır.

               Müvekkillerimize de İstanbul Ceza Avukatı olarak en iyi sonuçları alabilmek için taksirle yaralama suçunda da hizmet vermekteyiz.

İstanbul ceza avukatı olarak büromuz:

Yıldırım Hukuk Bürosu olarak 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 Sayılı Ceza Muhakamesi Kanunu, 5236 Sayılı Kabahatler Kanunu, 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunu, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulamada Şekli Hakkındaki Kanunu, 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu gibi kanunları temel alarak müvekkilin haklarının korunması için hizmet vermekteyiz.

Bu kanunların en önemlisi Türk Ceza Kanunudur. Bu kapsam da kanun genel ve özel hükümler olarak iki bölümden oluşan kanunun temel içeriği suçları ve cezaları belirlemektir. Diğer önemli kanun ise Ceza Muhakemesi Kanunudur. Bu kanun çerçevesinde müvekkillerin savunulmasında hangi usul ve esaslar çerçevesinde yapılacağı belirlenmiştir. İstanbul Ceza Avukatı olarak bu iki kanun ve diğer kanunlar çerçevesinde müvekkillere en iyi hizmeti sunmaktayız.

Bu kapsamda da İstanbul ceza avukatı olarak müvekkillerimize:

Taksirle Yaralama
Kasten Yaralama
Trafik Cezası
Bahis Sitelerinden Dolayı Masak Blokesi
Belgede Sahtecilik
Dolandırıcılık
Güveni Kötüye Kullanma
Mala Zarar Verme
Gümrük Kaçakçılığı
Örgütlü Suçlar
Özel Hayatın Gizliliği
Hırsızlık
Düşünce Özgürlüğü
Bilişim Suçları
Ve bunun gibi suçlarda müvekkillerin en iyi şekilde savunulması veya haklarının korunması için uzman kadromuz hizmet sunmaktadır. Bu hizmetlerimiz ise:

Müvekkiller için şikayet dilekçesinin oluşturulması
Müvekkillerin ifadeleri alınırken yanlarında bulunarak haklarının korunmasının sağlanması
Müvekkilin ağır ceza mahkemelerinde sanık müdafii veya müşteki vekili olarak savunulması
Müvekkilin asliye ceza mahkemelerinde sanık müdafii veya müşteki vekili olarak savunulması
Müvekkilin sulh ceza mahkemelerinde sanık müdafii veya müşteki vekili olarak savunulması
Savcılık tarafından verilen takipsizlik kararlarına itiraz edilmesi
Tutuklama veya koruma kararı verildiğinde müvekkil için bu kararlara itiraz edilmesi
Müvekkil cezaevinde ise ziyaret yapılması
Müvekkilin dosyasının Yargıtay’a gitmesi neticesinde temyiz dilekçesinin yazılması


İstanbul Kartal’da bulunan Avukat İsmail Yılıdırım Hukuk Bürosu olarak alanında uzman ve donanımlı kadromuzla ceza hukukunda müvekkillerimize şikayetlerinde, kovuşturma ve soruşturma aşamalarında, davalarının dilekçelerinde, beyanlarında ve her türlü hukuki konuda müşteki  vekil veya sanık müdafi olarak hizmet sunmaktayız. İstanbul ceza avukatı olarak taksirle yaralama konusunda da müvekkillerimize hukuki hizmet sağlamaktayız. İstanbul ceza avukatı olarak müvekkillerimize güncel kanun değişikliklerini de dikkate alarak hizmet sunmaktayız.

İsmail Yıldırım Hukuk Bürosu olarak Adalar, Ataşehir, Beykoz, Çekmeköy, Kadıköy, Kartal, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sultanbeyli, Şile, Tuzla, Ümraniye, Üsküdar, Arnavutköy, Avcılar, Bağcılar, Bahçelievler, Bakırköy, Başakşehir, Bayrampaşa, Beşiktaş, Beylikdüzü, Beyoğlu, Büyükçekmece, Çatalca, Esenler, Esenyurt, Eyüp, Fatih, Gaziosmanpaşa, Güngören, Kâğıthane, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri, Sultangazi, Şişli, Zeytinburnu bölgeleri ile Bursa ve Kocaeli şehirlerindeki ayrıca Darıca ile Gebze bölgesindeki müvekkillerimize hizmet vermekteyiz. Daha detaylı bilgi edinmek için Avukat İsmail Yıldırım Hukuk Bürosu iletişim bölümünden iletişime geçebilirsiniz.