İNTERNETTE UNUTULMA HAKKI AVUKATI

İNTERNETTE UNUTULMA HAKKI AVUKATI

İNTERNETTE UNUTULMA HAKKI AVUKATI

 

Günümüz dünyasında, insanlar teknolojinin gelişimi neticesinde hayatlarındaki birçok anı, bilgiyi, düşünceyi ve duyguyu sosyal medya hesapları başta olmak üzere internetin çeşitli alanlarında paylaşmaktadır. Ayrıca sadece kendileri değil, kişisel verileri de çeşitli şirketler ve kuruluşlar aracılığıyla işlenmektedir. Bunun sonucunda da kişiler geçmişte paylaşmış veya işlenmiş olan bilgilerinin erişimden kaldırılmasını veya arama yapılırken görülmemesini isteyebilmektedir. Bu noktada da unutulma hakkı devreye girmektedir. Kişiler kendileri ile alakalı bilgilerin erişiminin engellenmesini unutulma hakkı çerçevesinde istemektedirler.

Dikkat edilmesi gereken nokta ise unutulma hakkının muhtevası ile alakalıdır. Unutulma hakkı sadece internet içerikleri olarak değil dijital olmayan platformlarda da gözükmemesini isteme hakkıdır.

Bir diğer önemli husus ise ifade özgürlüğü ve unutulma hakkının arasında denge kurulması gerekir. İfade özgürlüğünün sınırlarını aşmadan yapılan paylaşımlar kişilerin unutulma hakkı istemesine engellemektedir.

Bu açıklamalar neticesinde Kanun Koyucu da bu konuda gerekli düzenlemeleri yapmaya çalışmıştır. İlk olarak Anayasa’da unutulma hakkı ile alakalı açık düzenleme olmasa bile dolaylı olarak unutulma hakkı ile ilgili maddeler bulunmaktadır. Bu maddelerden ilki Anayasa’nın 17. Maddesinin ilk fıkrasında yer alan hükümdür:

Madde 17 – Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.

            Bu hükümde geçen manevi ibaresi önemlidir. Herkes ile sadece vatandaşlar değil tüm herkesin Anayasa çerçevesinde manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğunu belirtilmiştir. Bu kapsamda da herkes internette veya herhangi bir mecrada yer alan kendileri ile alakalı ve kendilerini manevi olarak etkileyebilecek konularda korunma hakkına sahiptir.

Anayasa’da yer alan ve unutulma hakkı ile dolaylı olarak alakası olan bir diğer madde ise aşağıda yer almaktadır:

Madde 20 – Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.

Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak, usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar

Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.

Bu maddenin birinci ve üçüncü fıkrası önem arz etmektedir. Fıkra özel hayata saygı gösterilmesini isteme hakkının herkes tarafından talep edebileceğini düzenlemektedir. Kişisel verilerin paylaşılması ve işlenmesi de özel hayata girdiği için herkes kendi ile alakalı verilerin unutulmasını yani engellenmesini isteyebilmelidir. Üçüncü fıkrada ise kişisel veriler ile alakalı düzenleme yapılmıştır. Bu konuda sitemizde yer alan makalelerde ayrıntılı bilgilere ulaşabilirsiniz.

Sadece Anayasa’da değil ayrıca çeşitli kanunlarda unutulma hakkı ile alakalı düzenlemeler mevcuttur. Bunlardan en önemlisi İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’dur. Bu kanunun 9. Maddesi ve 9/A maddesi konuyla ilgilidir:

MADDE 9- (Değişik: 6/2/2014-6518/93 md.) (1) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğe erişimin engellenmesini de isteyebilir.

            Bu maddenin en önemli fıkrası ilk fıkrasıdır. Bu fıkra çerçevesinde kişiler kişilik haklarının ihlal edildiğinden bahisle ihlali yapanlara veya yer sağlayacısına yahut sulh ceza hakimine başvurarak içeriğin engellenmesini talep edebilmektedir. Bu düzenleme doğrudan unutulma hakkı ile alakalıdır.

(2) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişilerin talepleri, içerik ve/veya yer sağlayıcısı tarafından en geç yirmi dört saat içinde cevaplandırılır.

(3) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talepleri doğrultusunda hâkim bu maddede belirtilen kapsamda erişimin engellenmesine karar verebilir.

(4) Hâkim, bu madde kapsamında vereceği erişimin engellenmesi kararlarını esas olarak, yalnızca kişilik hakkının ihlalinin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL, vb. şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle verir. Zorunlu olmadıkça internet sitesinde yapılan yayının tümüne yönelik erişimin engellenmesine karar verilemez. Ancak, hâkim URL adresi belirtilerek içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle ihlalin engellenemeyeceğine kanaat getirmesi hâlinde, gerekçesini de belirtmek kaydıyla, internet sitesindeki tüm yayına yönelik olarak erişimin engellenmesine de karar verebilir.

            Kişilerin başvurması halinde verilecek olan karar sadece alakalı bölümü engelleme üzerine olmalıdır. Fakat kişilerin talepleri doğrultusunda bu işlem yapılamayacaksa hakim doğrudan tüm sitenin engellenmesine de karar verebilmektedir. Bu bakımdan kişilerin manevi haklarının zarar görmemesi için kanun geniş hak tanımıştır.

(5) Hâkimin bu madde kapsamında verdiği erişimin engellenmesi kararları doğrudan Birliğe gönderilir.

(6) Hâkim bu madde kapsamında yapılan başvuruyu en geç yirmi dört saat içinde duruşma yapmaksızın karara bağlar. Bu karara karşı 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir.

(7) Erişimin engellenmesine konu içeriğin yayından çıkarılmış olması durumunda hâkim kararı kendiliğinden hükümsüz kalır.

(8) Birlik tarafından erişim sağlayıcıya gönderilen içeriğe erişimin engellenmesi kararının gereği derhâl, en geç dört saat içinde erişim sağlayıcı tarafından yerine getirilir.

(9) Bu madde kapsamında hâkimin verdiği erişimin engellenmesi kararına konu kişilik hakkının ihlaline ilişkin yayının başka internet adreslerinde de yayınlanması durumunda ilgili kişi tarafından Birliğe müracaat edilmesi hâlinde mevcut karar bu adresler için de uygulanır.

(10) Sulh ceza hâkiminin kararını bu maddede belirtilen şartlara uygun olarak ve süresinde yerine getirmeyen sorumlu kişi, beş yüz günden üç bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

            İlgili Kanun’un bir diğer önemli maddesi 9/A maddesidir. 2014 yılında yapılan değişiklik ile aşağıdaki şekilde kanuna ekleme yapılmıştır:

MADDE 9/A- (Ek: 6/2/2014-6518/94 md.) (1) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişiler, Kuruma doğrudan başvurarak içeriğe erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanmasını isteyebilir.

            Bu fıkra çerçevesinde kişiler özel hayatın ihlal edildiğini iddia ederek unutulma hakkını isteyebilmektedir. Fıkra da geçen Kurum ise Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunu karşılamaktadır.

(2) Yapılan bu istekte; hakkın ihlaline neden olan yayının tam adresi (URL), hangi açılardan hakkın ihlal edildiğine ilişkin açıklama ve kimlik bilgilerini ispatlayacak bilgilere yer verilir. Bu bilgilerde eksiklik olması hâlinde talep işleme konulmaz.

3) Başkan, kendisine gelen bu talebi uygulanmak üzere derhâl Birliğe bildirir, erişim sağlayıcılar bu tedbir talebini derhâl, en geç dört saat içinde yerine getirir.

(4) Erişimin engellenmesi, özel hayatın gizliliğini ihlal eden yayın, kısım, bölüm, resim, video ile ilgili olarak (URL şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla uygulanır.

(5) Erişimin engellenmesini talep eden kişiler, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiğinden bahisle erişimin engellenmesi talebini talepte bulunduğu saatten itibaren yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin kararına sunar. Hâkim, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatın gizliliğinin ihlal edilip edilmediğini değerlendirerek vereceği kararını en geç kırk sekiz saat içinde açıklar ve doğrudan Kuruma gönderir; aksi hâlde, erişimin engellenmesi tedbiri kendiliğinden kalkar.

(6) Hâkim tarafından verilen bu karara karşı Başkan tarafından 5271 sayılı Kanun hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir.

(7) Erişimin engellenmesine konu içeriğin yayından çıkarılmış olması durumunda hâkim kararı kendiliğinden hükümsüz kalır.

(8) Özel hayatın gizliliğinin ihlaline bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde doğrudan Başkanın emri üzerine erişimin engellenmesi Kurum tarafından yapılır.

Ayrıca Yargıtay’ın ve Anayasa Mahkemesinin bu konuda çeşitli kararları bulunmakla birlikte bu makalede tanımlanan unutulma hakkıyla alakalı önemli kararlara yer verilecektir. İlk olarak Anayasa Mahkemesi’ne yapılan bireysel başvuru değerlendirilecektir. Anayasa Mahkemesine 2013/5653 sayılı başvuru numarası ile yapılan, 3/3/2016 karar tarihli kararına bakıldığında:

Unutulma hakkı Anayasa'mızda açıkça düzenlenmemiştir. Bununla birlikte Anayasa'nın "Devletin temel amaç ve ödevleri" başlığı altında düzenlenen 5. maddesinde "insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak" ifadesi ile devlete pozitif bir yükümlülük yüklenmiştir. Bu yükümlülük bağlamında Anayasa'nın 17. maddesinde düzenlenen kişinin manevi bütünlüğü bağlamında şeref ve itibarının korunması hakkı ve Anayasa'nın 20. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı ile birlikte düşünüldüğünde, devletin bireye geçmişte yaşadıklarının başkaları tarafından öğrenilmesi engellenerek "yeni bir sayfa açma" olanağı verme hususunda bir sorumluluğu olduğu açıktır. Özellikle kişisel verilerin korunması hakkı kapsamında kişisel verilerin silinmesini talep edebilme hakkı, kişilerin geçmişlerinde yaşadıkları olumsuzlukların unutulmasına imkan tanımayı kapsamaktadır.

Dolayısıyla Anayasa'da açıkça düzenlenmeyen unutulma hakkı, İnternet vasıtasıyla ulaşılması kolay olan ve dijital hafızada bulunan haberlere erişiminin engellenmesi için Anayasa'nın 5., 17. ve 20. maddelerinin doğal bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır. Diğer taraftan unutulma hakkının kabul edilmemesi, İnternet vasıtasıyla kolayca ulaşılabilir ve uzun süre muhafaza edilebilir kişisel veriler nedeniyle başkaları tarafından kişiler hakkında ön yargı oluşturabilmesi nedeniyle manevi varlığının geliştirilmesi için gerekli onurlu bir yaşam sürdürmesine ve manevi bağımsızlığına müdahaleyi sürekli kılmaktadır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2014/56 E. , 2015/1679 K. tarihli kararında ise sadece dijital verilerin değil başka mecralarda geçen kişisel verilerinde unutulma hakkı kapsamında olduğu belirtmiştir.

Davacı, geçmişte yaşadığı kötü bir olayın toplum hafızasından silinmesini istemektedir. Unutulma hakkı ile geçmişindeki yaşanan talihsiz bir olayın unutularak geleceğini serbestçe şekillendirmek, diğer bir deyişle hayatında, yeni bir sayfa açma olanağı istemektedir. Kaldı ki, davacı da yargılama sırasında verdiği dilekçelerinde bu istem üzerinde ısrarla durmuştur. Davacı unutulma hakkı ile özel hayatına ilişkin kişisel verilerinin üçüncü kişiler tarafından bilinmemesini, aradan geçen süre nedeniyle toplum hafızasından silinmesini istemektedir.
Bu bağlamda değerlendirildiğinde; 4 yıl önce gerçekleşen bir olayın mağduru olan kişinin adının açık bir şekilde yazılarak kitapta yer alması halinde unutulma hakkının bunun sonucunda da davacının özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiği kabul edilmelidir. Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın “Google Kararı”nda açıkladığı gibi ilgili verinin kamu hayatında oynadığı önemli rol ve halkın ilgili veriye yönelik yoğun ilgisi şeklinde, üstün bir kamu yararını ortaya koyan özel sebepler bulunmadığına göre bilimsel esere alınan kararda kişisel veriler açık bir şekilde yer almamalıdır.
Görüşmeler sırasında azınlıkta kalan üyeler mahkeme kararlarında yer alan isimlerin rumuzlanmasına gerek olmadığını, yargılamanın istisnalar haricinde açık bir şekilde yapıldığını hükmün alenen tefhim edildiğini, bu nedenle özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmediğini savunmuşlar ise bu görüş “sorunun mahkeme kararlarında isimlerin rumuzlanmadan yer alması değil, kararların kitaba alınması sırasında rumuzlanması gerekip gerekmediği sorunu olduğu” gerekçesi ile kurul çoğunluğu tarafından kabul edilmemiştir.
O halde davacının isminin rumuzlanmadan kitapta yer almasının unutulma hakkını ve bunun neticesinde özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği dikkate alındığında davacı lehine manevi tazminat koşullarının gerçekleştiğinin kabulü zorunludur.

 

HİZMETLERİMİZ VE İLETİŞİM

 

İsmail Yıldırım Hukuk Bürosu olarak Adalar, Ataşehir, Beykoz, Çekmeköy, Kadıköy, Kartal, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sultanbeyli, Şile, Tuzla, Ümraniye, Üsküdar, Arnavutköy, Avcılar, Bağcılar, Bahçelievler, Bakırköy, Başakşehir, Bayrampaşa, Beşiktaş, Beylikdüzü, Beyoğlu, Büyükçekmece, Çatalca, Esenler, Esenyurt, Eyüp, Fatih, Gaziosmanpaşa, Güngören, Kâğıthane, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri, Sultangazi, Şişli, Zeytinburnu bölgeleri ile Bursa ve Kocaeli şehirlerindeki ayrıca Darıca ile Gebze bölgesindeki müvekkillerimize hizmet vermekteyiz. Daha detaylı bilgi edinmek için Avukat İsmail Yıldırım Hukuk Bürosu iletişim bölümünden iletişime geçebilirsiniz.

Bu sitede yer alan tüm makaleler ve içerikler Avukat İsmail Yıldırım’a ait olup, izinsiz şekilde kopyalanması, çoğaltılması ve dağıtılması halinde yasal yollara başvurulacaktır.