HACZE KATILMA USULÜ

HACZE KATILMA USULÜ

HACZE KATILMA USULÜ

               İcra hukukunun en önemli konulardan birisi hacizdir. Alacaklı takip talebini icra dairesine usulüne uygun şekilde verdikten sonra icra dairesi ödeme emri hazırlayıp borçluya tebliğ etmektedir. Ödeme emrinin kesinleşmesi çeşitli koşullar ardından gerçekleştikten sonra alacaklı için haciz talep etme hakkı gelmektedir. Haciz tanım olarak borçlunun mallarına hukuken el konulmasıdır. Bu çerçevede mallarına hukuken el konulduktan sonra paraya çevirme işlemi yapılmaktadır.

               Belirli koşullar altında alacaklılar hacizde alacaklarını daha kolay yoldan ve güvenceli bir biçimde elde edebilmek için hacze iştirak etmek istemektedirler. Bu konu İcra İflas Kanunu’nunda düzenlenmiştir.

HACZE İŞTİRAK

               Hacze iştirak İcra İflas Kanunu’nun 100. Maddesinde düzenlenmiştir.

Madde 100 – İlk haciz üzerine satılan malın tutarı vezneye girinciye kadar aynı derecede hacze iştirak edebilecek alacaklılar:

1 – İlk haciz ilamsız takibe müstenitse takip talebinden ve ilama istinat ediyorsa dava ikamesinden mukaddem yapılmış bir takip üzerine alınan aciz vesikasına,

2 – Yukarki fıkrada yazılı tarihlerden önce açılmış bir dava üzerine alınan ilama,

3 – Aynı tarihlerden mukaddem tarihli resmi veya tarih ve imzası tasdikli bir senede,

4 – Aynı tarihlerden mukaddem tarihli resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileridahilinde ve usulüne göre verdikleri makbuz veya vesikaya istinat eden alacaklılardır.

Bu suretle iştirak halinde icra dairesi müracaat üzerine aynı derecedeki alacaklıların bütün alacaklarına yetecek nispette ilave suretiyle hacizler yapar.

Bunların haricindeki alacaklılar ancak, evvelki dereceden artacak bedeller için hacze iştirak edebilirler.

               Bu madde çerçevesinde ilk bakılması gereken konu ilk haciz nedir sorusuna verilecek cevaptır. İlk haciz o mal üzerine konulan ilk hacizdir. Aynı mal içerisinde aynı gün içinde haciz konulabilir. Gününe veya saatine göre karar verilir. Eğer belli değilse aynı günde aynı anda konulmuş olarak kabul edilir.

               Hacze iştirakin ilk şartı tarih şartıdır. Bu bakımdan tarih satılan malın vezneye girinceye kadar ki süreye kadar alacaklılar ilk hacze iştirak edebilirler. Ardından öncelik denilen tekaddüm şartı gerçekleşmesi gerekir. Bunun manası da ilgili maddenin fıkralarında açıklanmıştır. Buna göre ilk hacizden önce açılmış bir davaya dayanarak ilamlı icra yapılıyorsa hacze iştirak yapılabilir. Bir diğer konu ise ilk hacizden önce elde bulunan bir resmi belge olması veya tarihin ve imzanın onaylanmış bir resmi belge olması durumunda hacze iştirak edilebilir. Son olarak ilk hacizden önce resmi veya yetkili dairelerden alınmış makbuzlar veya vesikalardır. Tüm bunların belgelendirmesi ise diğer bir şarttır. Son şart ise bir takibin başlatılmış olması ve haciz talep etme durumunun gelmiş olması gerekir. Kısaca yukarıda açıklandığı gibi alacaklıda bu belgelerden biri var, takip yapılmış ve haciz istenme aşamasına gelinmiş ise hacze iştirak mümkündür.

               Hacze iştirak edilmesi durumunda yeterli hacizlerin yapılması yani ilave haciz yapılması da gündeme gelecektir.

               Önemli olan bir husus ise hacze iştirak edildiğinde 103 davetiye denilen İcra İflas Kanunu’nun 103. Maddesinde düzenlenen prosedürün uygulanması gerekir. Alacaklılara ve borçlulara hacze iştirak edildiği bildirilir. Eğer bir şikayetleri varsa 3 gün içinde bildirilmeleri tebliğ edilir.

İMTİYAZLI İŞTİRAK

İmtiyazlı iştirak yukarıda anlatıldığı gibi belgeler olmadan bile hacze iştirakin mümkün olduğu söylenmektedir. Bu bakımdan İcra İflas Kanunu’nun 101. Maddesinde düzenlenmiştir.

Madde 101 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) Borçlunun eşi ve çocukları ve vasi veya kayyımı olduğu şahıslar evlenme, velayet veya vesayetten mütevellit alacaklar için önce icrası lazım gelen takip merasimine lüzum olmaksızın ilk haciz üzerine satılan malın tutarı vezneye girinceye kadar aynı derecede hacze iştirak edebilirler. Şu kadar ki bu hak ancak haciz, vesayetin veya velayetin veya evliliğin devamı esnasında veya zevalini takip eden sene içinde yapıldığı takdirde istimal olunabilir. Bir dava veya takibin devam ettiği müddet hesaba katılmaz. Borçlunun reşit çocukları Kanunu Medeninin 321 inci maddesine müstenit alacaklarından dolayı önce icrası lazım gelen takip merasimine hacet kalmaksızın her zaman aynı derecede hacze iştirak edebilirler. Sulh mahkemesi dahi küçükler, vesayet altında bulunanlar veya kendilerine kayyım tayin edilmiş olanlar namına aynı suretle hacze iştirak edebilirler.

(Değişik: 18/2/1965-538/56 md.) İcra dairesi iştirak taleplerini borçlu ve alacaklılara bildirir.Onlara, itiraz etmeleri için yedi günlük bir mühlet verir. İtiraz halinde iştirak talebinde bulunan kimsenin hacze iştiraki muvakkaten kabul olunur ve yedi gün içinde dava açması lüzumu bildirilir. Bu süre içinde dava açmazsa iştirak hakkı düşer. Açılacak davaya basit yargılama usulüne göre bakılır.

Nafaka ilamına istinat eden alacaklı önce takip merasiminin icrasına lüzum olmaksızın her zaman aynı derecede hacze iştirak edebilir. Suiniyet hali müstesnadır.

 

               Önemli olan husus yine tarihtir. Paranın vezneye girinceye kadar hacze iştirak etmesi mümkündür.

               Nafaka konusunda ise yukarıdaki ilgili maddede belirli süreler belirtilse de nafaka da her zaman hacze iştirak edilmesi mümkündür.

Konuyla ilgili Yargıtay Kararı aşağıda bulunmaktadır:

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ E. 2018/11618 K. 2018/8763 T. 27.9.2018 tarihli kararında:

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

KARAR : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

Şikayetçi üçüncü kişi, eşi olan ... aleyhine alacaklı ... tarafından yapılan icra takibinde, borçlu adına kayıtlı olan taşınmaza haciz konulduğunu ve 25.06.2015 tarihinde taşınmazın ihale edildiğini, taşınmazın aile konutu olup, tüm bakım, onarım masraflarını kendisinin karşıladığını, hacze imtiyazli iştirak talebinin kabul edilmesi için icra müdürlüğüne başvurduğunu, icra müdürünün 03.06.2015 tarihli işlemle İİK'nun 100. ve 101. maddede belirtilen şartlar oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verildiğini ileri sürerek, memurluk işleminin iptali ile hacze takipsiz katılmasına karar verilmesi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece; hasımsız ve evrak üzerinden yapılan inceleme sonucunda, İİK'nun 101. maddesinde belirtildiği şekilde bir alacağın bulunmadığı ve şartların oluşmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir.

İİK'nun 101. maddesi; “Borçlunun eşi ve çocukları ve vasi veya kayyımı olduğu şahıslar evlenme, velayet veya vesayetten mütevellit alacaklar için önce icrası lazım gelen takip merasimine lüzum olmaksızın ilk haciz üzerine satılan malın tutarı vezneye girinceye kadar aynı derecede hacze iştirak edebilirler. Şu kadar ki bu hak ancak haciz, vesayetin veya velayetin veya evliliğin devamı esnasında veya zevalini takip eden sene içinde yapıldığı takdirde istimal olunabilir. Bir dava veya takibin devam ettiği müddet hesaba katılmaz. Borçlunun reşit çocukları Kanunu Medeninin 321. maddesine müstenit alacaklarından dolayı önce icrası lazım gelen takip merasimine hacet kalmaksızın her zaman aynı derecede hacze iştirak edebilirler. Sulh mahkemesi dahi küçükler, vesayet altında bulunanlar veya kendilerine kayyım tayin edilmiş olanlar namına aynı suretle haczeiştirak edebilirler.

İcra dairesi iştirak taleplerini borçlu ve alacaklılara bildirir. Onlara, itiraz etmeleri için yedi günlük bir mühlet verir. İtiraz halinde iştirak talebinde bulunan kimsenin hacze iştiraki muvakkaten kabul olunur ve yedi gün içinde dava açması lüzumu bildirilir. Bu süre içinde dava açmazsa iştirak hakkı düşer. Açılacak davaya basit yargılama usulüne göre bakılır.

Nafaka ilamına istinat eden alacaklı önce takip merasiminin icrasına lüzum olmaksızın her zaman aynı derecede hacze iştirak edebilir. Suiniyet hali müstesnadır” şeklinde düzenlenmiştir.

Somut olayda; icra dosyası kapsamında bulunan nüfus kaydına göre şikayetçi üçüncü kişi ile borçlu ...'ın evli olduğu, borçlu adına kayıtlı ... Mah, 528 ada 6 parsel, 5 numaralı bağımsız bölüm sayılı hacizli taşınmazın 25.06.2015 tarihinde alacağa mahsuben ihale edildiği, şikayetçi üçüncü kişinin icra müdürlüğüne başvuru itibariyle henüz ihale bedelinin icra veznesine girmediği, icra müdürünün yukarda anılan yasal düzenlemeye göre, hacze imtiyazlı iştirak talebini alacaklıya ve borçluya tebliğ etmediği anlaşılmaktadır.

O halde, mahkemece, yasal hasım olan alacaklı şikayete dahil edilip, taraf teşkili sağlandıktan sonra, borçlunun eşi olan şikayetçi üçüncü kişinin, hacze imtiyazlı olarak iştirakedebileceği gözetilerek İİK'nun 17/1. maddesi gereğince, şikayetin kısmen kabulüyle icra müdürlüğünün 03.06.2015 tarihli işleminin; “İİK'nun 101. maddesi gereğince, üçüncü kişinin hacze imtiyazlı iştirak talebinin alacaklı ve borçluya bildirilmesine” şeklinde düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İLETİŞİM

İstanbul Kartal’da bulunan Avukat İsmail Yıldırım Hukuk Bürosu olarak:

-Takip talebinin istenmesi

-Ödeme emrinin tebliğinin takibi

-Haciz işlemlerinin yapılması

-Menfi tespit davasının açılması ve takibi

-Ödeme emrine itiraz edilmesi

-İstirdat davasının açılması ve takibi

-İstihkak davasının açılması ve takibi

-Hacze iştirak usulünün takibi

-Paraya çevirme işlemlerinin yapılması

gibi işlemlerinin yapılması uzman kadromuzla yapılmaktadır.

İsmail Yıldırım Hukuk Bürosu olarak Adalar, Ataşehir, Beykoz, Çekmeköy, Kadıköy, Kartal, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sultanbeyli, Şile, Tuzla, Ümraniye, Üsküdar, Arnavutköy, Avcılar, Bağcılar, Bahçelievler, Bakırköy, Başakşehir, Bayrampaşa, Beşiktaş, Beylikdüzü, Beyoğlu, Büyükçekmece, Çatalca, Esenler, Esenyurt, Eyüp, Fatih, Gaziosmanpaşa, Güngören, Kâğıthane, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri, Sultangazi, Şişli, Zeytinburnu bölgeleri ile Bursa ve Kocaeli şehirlerindeki ayrıca Darıca ile Gebze bölgesindeki müvekkillerimize hizmet vermekteyiz. Daha detaylı bilgi edinmek için Avukat İsmail Yıldırım Hukuk Bürosu iletişim bölümünden iletişime geçebilirsiniz.