EVRAKTA SAHTECİLİK SUÇU

EVRAKTA SAHTECİLİK SUÇU

Gerçek Bir Durumun Belgelenmesi Amacıyla Evrakta Sahtecilik ve Ceza İndirimi

 

Türk Ceza Kanunun 211. maddesi,  belgede sahtecilik suçunun daha az cezayı gerektiren bir halini düzenlemiştir. Buna göre bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla evrakta sahtecilik suçunun işlenmesi, cezayı azaltmayı gerektiren nitelikli hal olarak düzenlenmiştir. TCK 211’deki düzenleme şu şekildedir: “Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla resmi belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, verilecek ceza, 1/2 oranında indirilir.” Daha az cezayı gerektiren bu haller, hem resmi evrakta hem de özel evrakta sahtecilik suçları için geçerlidir. İspatlanmak istenen durumun doğru veya gerçek olması şartı aranmamaktadır, önemli olan evrakta sahtecilik suçunu işleyen kimsenin bu durumun doğruluğuna ve gerçekliğine inanarak bu suçu işlemesi, kendisinin iyi niyetle bu durumun gerçek olduğuna, hakkın varlığına inanmasıdır. Kısacası bu maddede düzenlenen hafifletici halin uygulanabilmesi için; failin var olan bir hukuki menfaati veya bir gerçeği kanıtlamak amacıyla hareket etmesi gerekir.  Mevcut bir hakkın ispatı için yapılan evrakta sahtecilik suçlarıyla ilgili birçok Yargıtay kararı da mevcuttur.

İstanbul Kartal’da bulunan Avukat İsmail Yıldırım Hukuk Bürosu olarak müvekkillerimize resmi ve özel belgede sahtecilik davaları da dahil olmak üzere hukukun her alanında hizmet vermekteyiz. 

İsmail Yıldırım Hukuk Bürosu olarak Adalar, Ataşehir, Beykoz, Çekmeköy, Kadıköy, Kartal, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sultanbeyli, Şile, Tuzla, Ümraniye, Üsküdar, Arnavutköy, Avcılar, Bağcılar, Bahçelievler, Bakırköy, Başakşehir, Bayrampaşa, Beşiktaş, Beylikdüzü, Beyoğlu, Büyükçekmece, Çatalca, Esenler, Esenyurt, Eyüp, Fatih, Gaziosmanpaşa, Güngören, Kâğıthane, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri, Sultangazi, Şişli, Zeytinburnu bölgeleri ile Bursa ve Kocaeli şehirlerindeki ayrıca Darıca ile Gebze bölgesindeki müvekkillerimize hizmet vermekteyiz. Daha detaylı bilgi edinmek için Avukat İsmail Yıldırım Hukuk Bürosu iletişim bölümünden iletişime geçebilirsiniz.

Bu sitede yer alan tüm makaleler ve içerikler Avukat İsmail Yıldırım’a ait olup, izinsiz şekilde kopyalanması, çoğaltılması ve dağıtılması halinde yasal yollara başvurulacaktır.

 

 

 

Emsal Yargıtay Kararları

 

  • “…TCK'nin 211. maddesindeki "Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, verilecek ceza, yarısı oranında indirilir” hükmü doğrultusunda sanıkların eylemlerinin gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmadığının tespiti bakımından; suç tarihi itibariyle vize tarihlerinde karne sahiplerinin yasal olarak vize yenileme haklarının devam edip etmediğinin yeniden ilgili yerlerden araştırılıp eylemin 5237 sayılı TCK'nin 211. maddeleri kapsamında kalıp kalmadığı ve sanıkların suç kastlarının bulunup bulunmadığı da tartışılarak…” (11. Ceza Dairesi , 2017/1616 E.  , 2018/9682 K.)

 

 

  • “…Sanığın, mağdur ...’un kendisine borcu olduğunu savunması, mağdurun da sanığa 1.750,00-TL borcu olduğunu kabul etmesi karşısında, eylemin TCK’nın 211. maddesindeki “bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla özel belgede sahtecilik” suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi bozmayı gerektirmiş…” (21. Ceza Dairesi,         2015/9023 E.  ,  2016/8037 K.)

 

  • “… Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde daha az cezayı gerektiren hal olarak düzenlenen 5237 sayılı TCK’nun 211. maddesinin uygulanabilmesi için failin gerçek olan bir olayın kanıtlanmasını sağlamak amacıyla hareket etmiş olması gereklidir. Kanıtlanmak istenen olayın doğruluğu veya gerçekliği koşul olmayıp, failin iyi niyetle bu olayın doğruluğuna inanmasının yeterli olması nedeniyle, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi ve 5237 sayılı TCK'nun 211. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağının tespiti açısından, adına mahkeme kararı düzenlenen ....'ın tapuda annesinin isminin yanlış yazılmasıyla ilgili 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden karar aldığını belirtmesi ve adına karar düzenlenen diğer kişi olan ... da dedesinin soyadının yanlış yazıldığını bildirmiş olması karşısında, söz konusu durumların araştırılarak tapuda böyle bir yanlışlığın olup olmadığı tespit edildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine yazılı şekilde karar verilmesi…” (21. Ceza Dairesi , 2015/5895 E.  ,  2016/1057 K. )

 

  • “…Sanığın, katılana yaptığı kombi işinde gerekli olan malzemeleri almak için suça konu senetleri düzenleyip mal aldığı toptancıya verdiğine ilişkin savunması, katılanında nakit olarak 6000 TL ödemede bulunduğunu beyan etmesi karşısında, sanığın katılanla iş bedeli olarak ne kadara anlaştığı, katılanın sanığa 6000 TL'yi ne zaman ödediği hususları araştırılarak aralarında alacak-borç ilişkisinin varlığının tespiti halinde eylemin TCK’ nın 211. maddesi kapsamında bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı amacıyla resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma sonucu karar verilmesi…”( 11. Ceza Dairesi,  2012/24603 E.  ,  2014/8310 K.)

 

  • “… Sanığın aşamalardaki tüm beyanlarında, katılan şirket ile aralarında akaryakıt satışından kaynaklanan ticari ilişki bulunduğunu, icra takibine konu edilen 25.000 liralık senedin teminat senedi olduğunu, katılan şirkete 3.500 lira borcu bulunmasına rağmen 25.000 liralık senedin icraya konulduğunu savunması karşısında; katılan şirket yetkilileri ile sanığın aralarındaki ticari ilişki ve borç miktarı hususunda beyanlarının alınması, sanığın ne miktarda borcu bulunduğu hususlarının tespit edilmesi ve sonucuna göre sanığın sahtecilik eylemini 5237 sayılı TCK'nun 211. maddesinde öngörülen "bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla" gerçekleştirip gerçekleştirmediğinin karar yerinde tartışılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması…” (21. Ceza Dairesi , 2015/4243 E. ,  2015/6169 K. )