İSTANBUL ADİ ŞİRKET AVUKATI

İSTANBUL ADİ ŞİRKET AVUKATI

İSTANBUL ADİ ŞİRKET AVUKATI

 

               Adi ortaklık günümüzde çok fazla karşılaşılan ve Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen bir hukuki kurumdur.

Adi ortaklığın tanımı nedir?

Adi ortaklık Türk Borçlar Kanunu’nda 620. Madde de tanımlanmıştır.

MADDE 620- Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir.

Bir ortaklık, kanunla düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici niteliklerini taşımıyorsa, bu bölüm hükümlerine tabi adi ortaklık sayılır.

Bu madde çerçevesinde adi ortaklık kurulması için en az iki kişi gereklidir. Bu ortaklığın içerisinde bulunan kişiler emeklerini, mallarını birleştirerek bir amaç belirler ve bu doğrultuda bir ortaklık kurmuş sayılır. Bu ortaklığın yazılı şekilde kurulmasına gerek yoktur.

               Türkiye’de şirketler belirli sayıda olduğu için eğer bir şirket TTK’da düzenlenen tahdidi şirketlerin birisine girmiyorsa bu durumda bu şirket adi ortaklık sayılacaktır.

Adi ortaklıkta kazanç nasıl paylaştırılır?

               Bu sorunun cevabı ise Türk Borçlar Kanunu’nun 622. Maddesinde verilmektedir:

MADDE 622- Ortaklar, niteliği gereği ortaklığa ait olan bütün kazançları aralarında paylaşmakla yükümlüdürler.

               Bu maddeye göre ortaklar kazançları paylaştırmak zorundadır. Bunun oranı ise kendileri aralarında belirleyebilirler. Belirlemedilerse eşit şekilde paylaştırılır.

Adi ortaklıkta kararlar nasıl alınır?

               Türk Borçlar Kanunu’nda şu şekilde düzenlenmiştir:

MADDE 624- Ortaklığın kararları, bütün ortakların oybirliğiyle alınır.

Sözleşmede kararların oy çokluğuyla alınacağı belirtilmişse çoğunluk, ortak sayısına göre belirlenir.

               Bu bakımdan adi ortaklık kararları oybirliğiyle almalıdır. Fakat sözleşme ile kurulduysa ve bu sözleşmede oy çokluğu belirtildiyse bu durumda oy çokluğuyla alınabilir.

Adi ortaklığın tüzel kişiliği var mıdır?

               Adi ortaklık tüzel kişiliği bulunmamaktadır.

Adi ortaklıkta ortakların sorumluluğu nasıldır?

               Adi ortaklıkta adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığı için ortaklar birinci dereceden müteselsilen sorumludur.

Ortaklık nasıl sona erer?

Adi ortaklık Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen şekillerde sona ermektedir:

1. Ortaklık sözleşmesinde öngörülen amacın gerçekleşmesi veya gerçekleşmesinin imkânsız duruma gelmesiyle.

2. Sözleşmede ortaklığın mirasçılarla sürdürülmesi konusunda bir hüküm yoksa, ortaklardan birinin ölmesiyle.

3. Sözleşmede ortaklığın devam edeceğine ilişkin bir hüküm yoksa, bir ortağın kısıtlanması, iflası veya tasfiyedeki payının cebrî icra yoluyla paraya çevrilmesiyle.

4. Bütün ortakların oybirliğiyle karar vermesiyle.

5. Ortaklık için kararlaştırılmış olan sürenin bitmesiyle.

6. Ortaklık sözleşmesinde feshi bildirme hakkı saklı tutulmuş veya ortaklık belirsiz bir süre için ya da ortaklardan birinin ömrü boyunca kurulmuşsa, bir ortağın fesih bildiriminde bulunmasıyla.

7. Haklı sebeplerin bulunması hâlinde, her zaman başkaca koşul aranmaksızın, fesih istemi üzerine mahkeme kararıyla

Sona ermektedir.

Adi şirketin dava ehliyeti konusundaki ilgili Yargıtay Kararı aşağıda bulunmaktadır:

YARGITAY 23. HUKUK DAİRESİ E. 2015/2198 K. 2017/2250 T. 20.9.2017 tarihli kararında:

DAVA : Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR : Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı ortağı ...'un müteveffa olan Şevki Ekşioğlu adına oğlu ... vekil sıfatı ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, davacıların bu sözleşmeye göre yüklenici olarak müvekkiline verilmesi kararlaştırılan taşınmazların tescilinden kaçındıklarını ileri sürerek, davaya konu taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, yüklenici olarak davacı ile dava dışı ...'un adi şirket ortağı olduğunu, adi şirketlerin de tarafların tek başına dava açamayacağını, bu sebeple dava şartının oluşmadığını, inşaatın 31.07.2007 tarihinde bitirildiğini, 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu savunmuştur.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile dava dışı ... arasında davaya konu inşaat yapımı işi için adi ortaklık oluşturulduğundan, adi ortaklığı ilgilendiren ihtilaflarda tüm ortakların birlikte yer alması gerektiğinden, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle alacak davası dahi olsa adi ortakların birlikte hareket etmeleri gerektiği, davaya muvafakat etmeyen adi ortağın davalı olarak da davada bulunabileceği, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanabileceği, davacının bunları da yerine getirmediği anlaşıldığından, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 20.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

HİZMETLERİMİZ VE İLETİŞİM

              İsmail Yıldırım Hukuk Bürosu olarak Adalar, Ataşehir, Beykoz, Çekmeköy, Kadıköy, Kartal, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sultanbeyli, Şile, Tuzla, Ümraniye, Üsküdar, Arnavutköy, Avcılar, Bağcılar, Bahçelievler, Bakırköy, Başakşehir, Bayrampaşa, Beşiktaş, Beylikdüzü, Beyoğlu, Büyükçekmece, Çatalca, Esenler, Esenyurt, Eyüp, Fatih, Gaziosmanpaşa, Güngören, Kâğıthane, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri, Sultangazi, Şişli, Zeytinburnu bölgeleri ile Bursa ve Kocaeli şehirlerindeki ayrıca Darıca ile Gebze bölgesindeki müvekkillerimize hizmet vermekteyiz. Daha detaylı bilgi edinmek için Avukat İsmail Yıldırım Hukuk Bürosu iletişim bölümünden iletişime geçebilirsiniz.